DNA AKTİVASYONU

ThetaHealing®Bedenimizin her hücresinin çekirdeğinde 23 çift (46) kromozom bulunmaktadır.  Kromozom ise bobin şeklinde düzenlenmiş DNA ipliciklerden oluşur. DNA ipliklerinin çifte sarmal şekline sahip olduğu ve DNA nın genetik özyapıyı (fiziksel özellikler, potansiyel sağlık sorunları ve öğrenme potansiyeli/zorlukları) içerdiği çok iyi bilinir.  DNA’da, gen fonksiyonu ve gen statüsünün (kusurun ne olduğu) gerçek kayıtlarının, gen ile ilişkili olan anıların, duyguların, bedenin ve gelecek bedenin kayıtları, o gen tarafından belirlenen bedenin parçalarının şimdiki işlevlerini etkiler. Biz sadece bizim başımıza gelenlerin anılarını saklamayız, ayrıca bu anılar ile ilişkili olan duyguları da saklarız. Örneğin, miyobu olan bir gencin sorunu büyükannesinin etrafındaki üzüntüleri görmek istemeyişi ile ilgili olabilir.  Büyük annenin taşıdığı duygular bedeni ile o gende bir kusur veya zayıflık bırakmış ve torununa aktarılmış olabilir. DNA iplikçiklerinin etrafında “morfogenetik alan” olarak adlandırılan garip bir bilgi alanı vardır. DNA hücresinin içinde ve DNA’nın bu yapısı içinde, en azından yedi nesil geriye giden genetik hafıza bulunur. Genetik inançlarımızı bu morfogenetik alan içinde buluruz. Böylece, üç kuşak önceki büyük annemiz veya babamız ile aynı inanca ve özelliklere sahip olmamız çok şaşırtıcı değildir.

 

İnsan beyninin kendini yeniden kurma yeteneği ve DNA aktivasyonu bizlere hayata ve değişen koşullara uyum şansını vermektedir. Beynin çeşitli duygu durumlarında farklı dalga boylarında titreştiğini biliyoruz. Beynin Teta boyutu şifalanma ve değişim boyutudur ve teta bandında kalmayı başaran pek çok kişinin şifayı kendi kendine başarabildiği artık bilimsel olarak da ispat edilmiştir. Son yıllardaki pek çok örnek bilim tarafından incelenmiş ve kanıtlarıyla sunulmuştur.

 

DNA Aktivasyonu evrimsel sürecimizi uzatmak, zayıflatılmış DNA’nın pozitif yönde arınarak Gençlik ve Canlılık kromozomlarının aktif olmasını, böylece vücudun kendini yenilemesine sağlar.

Çakra Temizliği

Doğu tıbbında yaygın kabul gören bir teoriye göre, etten kemikten olan maddi bedenimizden başka bir de enerji bedenimiz vardır. Kanın bedenimizde dolaştığı gibi, enerjimizde bu enerji bedeninde dolaşıyor. İşte bu önemli temel tanımlama sonucunda Çakralar vücutta  sürekli olarak dönen  enerji merkezleri olarak kabul ediliyor. Vücudun fiziksel, duygusal ve ruhsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu enerjilerin dağılımı, çakralar tarafından gerçekleştiriliyor.

Yedi büyük çakra bedenimiz içindeki elektromanyetik aktivitelerin toplandığı yerlerde bulunuyor. Başın hemen üzerinde bulunan komuta merkezi, alın çakrası, boğaz çakrası, kalp çakrası, güneş sinir ağı çakrası, sakral çakra ve temel-kök çarka adı verilen yedi çakranın her biri maddi varlığın iç salgı bezlerinden bir tanesiyle çalışıyor. Çakralarımız uyumlu dönmediğinde de enerji akışı sekteye uğrar. Enerji akışımızı beyinsel çatışmalar, kötü düşünceler, psikolojik baskılar, günlük stresler, ses ve hava kirliği, kötü beslenme gibi durumlar etkileyebilir. Enerji düzgün akmadığında fiziksel ve ruhsal hastalıklar ortaya çıkabilir. Her insan doğduğu zaman çakraları dengeli ve temiz doğar.

Büyüdükçe yaptıkları, düşündükleri, yaşadıkları, söyledikleri buna benzer eylemler çakraların tıkanmasına sebep olur. Tıkanmaya sebep olan bu eylemlerin negatif yönünü ortadan kaldırmak, pozitif bakış açısıyla destek alarak çakraların akışını sağlamak gerekir. Beyniniz teta frekansında iken Teta Şifa tekniği ile bunu çok kısa sürede yapmak mümkündür.

Lütfen eğitimlerinizi THINK’e bağlı eğitmenlerden aldığınızdan emin olunuz.

UYARI: İşbu web sitesi içerisinde yer alan herhangi bir bilgi ya da merkezimizde yapılan hiçbir çalışma tedavi amacı taşımamak olup sağlık hizmeti niteliğinde değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve sair tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız.